Dijitalleşme: İnsanlar, nesneler ve süreçlerin akıllı iş birliği

Bundan yalnızca birkaç yıl önce “dijital” kavramı yeni bir trendden ibaretti. Bugün ise büyük şirketlerden devletlere, fabrikalardan küçük ölçekli işletmelere kadar hemen her alandaki kurumlar, dijital dönüşümle ürün ve hizmetlerini nasıl sunabileceklerine ve yenilikleri nasıl hayata geçirebileceklerine odaklanıyor.

Dijital dünyada bilgi, iletişim ve üretime hizmet eden cihazlar çoğumuz için günlük rutinimizin bir parçası haline geldi. Dünya nüfusunun büyük bir bölümü, özellikle de yeni nesiller için, örneğin akıllı telefonların sunduğu imkanlar artık hiç şaşırtıcı değil. Coğrafi kısıtlamaların hiçbir öneminin kalmadığı bu dönem, bireylerin istedikleri yerde ve zamanda dijital dünyanın bir parçası olmalarına olanak veriyor. Diğer taraftan dijitalleşmenin giderek artması insan ilişkilerinden iş yapış şekillerine kadar pek çok farklı alanın doğasında da ciddi değişimlere neden oluyor: Gerçeğe, bilgiye, veriye, istatistiklere, kısacası her şeye artık uzaktan erişilebiliyor. Dijital, dijitalizm, dijitalizasyon, dijital toplum, dijital kültür, hatta dijital felsefe dünyanın gidişatına yön veren yeni kavramlarımız.

Bu dönüşümün ilk etapta en büyük yansıma bulduğu yerin ise üretim ve iş dünyası olduğunu görüyoruz. Dijitalleşen işletmeler ve iş dünyasının geleceğinde insan gücü değil, insan zekası ve fikirleri önem kazanıyor. Çünkü kol gücüne dayalı rutin, sağlıksız ve hataya açık çalışmalar artık makinelere ve dijital sistemlere emanet ediliyor. İnsan ise bu yeni iş dağılımında yönetici konumuna geçip süreçlerin kontrolünü ve gelişimini sağlıyor.

Tüm bu baş döndüren değişime adapte olmak ve bu dönüşümün hedeflediği gelişim potansiyelinden en iyi şekilde faydalanmak için de “aracı” olan sistemlere büyük sorumluluklar düşüyor. Üretilen verilerin depolanması, kontrollerin sağlanması, güvenlik, hızlı erişim, farklı bileşenler arasında entegrasyon sağlanması, kısacası bir işin ihtiyaç duyduğu tüm süreçlerin sorunsuz bir şekilde sunulması ve bunun yanı sıra çevresel etkilerin dikkate alınarak sürdürülebilirlik hedefi doğrultusunda geliştirilmiş yanıtlar üretilmesi bunlardan yalnızca birkaçı. CEO’ların yüzde 72’si endüstrileri için gelecek 3 yılın geçmiş 50 yıldan daha kritik olduğu görüşünde. Bu önemli değişimi yaratan konuların merkezinde ise müşteri deneyimi bulunuyor. Artık şirketlerin iş modellerini ve sundukları katma değeri müşteri deneyimi belirliyor.

Öğrenen Makineler, Her Şeyin İnterneti (Internet of Everything), Blockchain, Bulut gibi yeni teknolojiler yeni iş modelleri için değer zincirlerini dönüştürüyor. Çünkü bu teknolojilerin uygulanabilirliği artıyor ve bununla birlikte sağladıkları yatırım geri dönüşleri de son derece cazip fırsatlar sunuyor.

Dijital dönüşüm çağı

Dijital dönüşümü insanların, nesnelerin ve işlerin akıllı bir şekilde bağlanması olarak tanımlayabiliriz ve bu dönüşüm öngörülemeyen bir hızda ilerliyor. Bilgisayar teknolojilerine bakalım: PC kullanıcı sayısının 100 milyonu bulması 10 yıl sürerken, mobil teknolojilere adaptasyon haftalarla ölçülebilecek bir zaman aralığına indi. Adaptasyon çok hızlı olduğu için işletmeler de inovasyonla bu hıza ayak uydurmak zorunda. Dijitalleşme; iş modellerinin yeniden oluşturulması, iş yapış şekillerinin değişmesi ve rekabetin yepyeni bir temel ve yön kazanması gibi çok sayıda yeni fırsata işaret ediyor. Bu doğrultuda, eski sistemlerin yarattığı sınırlar da birer birer yok oluyor çünkü artık her şey birbirine bağlı. Her şeyin bağlı olması, yalnızca yeni teknolojilerin getirdiği dijital bağlantı anlamına gelmiyor; çevresel faktörler, ekonomi ve sosyal değişimler de birbirlerini büyük ölçüde etkiliyor, teknolojinin de bu etkileri yönlendirme gücü giderek artıyor.

Teknoloji, genelde sağladığı değerle, değer ise adaptasyon gücüyle ölçülür. Yapay Zeka, Bulut Bilişim gibi yeni teknolojilerin çoğu aslında eski fikirler olsa da günümüzde donanım maliyetlerinin düşmesi ve bulut teknolojilerine yönelik inovasyonun büyük bir hız kazanması, dijital teknolojilerin kullanımını ve uygulama alanlarını kayda değer ölçüde artırıyor. Mesela otonom arabalar 1930’larda ortaya çıkan bir fikirdi, ancak şimdilerde gerçeğe dönüştürülebildi ve beraberinde bambaşka yenilikleri getirdi.

Dijital dönüşümde veri

Dijital dönüşümün en büyük bileşenlerinden biri olan veri, 7/24 erişilebilir hale geldi. Bu sayede müşteriler veya kullanıcılar, bilgiye olan erişimlerinin hızlanmasıyla artık daha güçlü. Kullanıcının gücünü artıran bu dönüşüm nesnelere de büyük değişimler getiriyor; öğrenen makineler, yapay zeka, 3D baskı, sezgisel süreçler ve “akıllı” ürünlerle birlikte çevremizdeki hemen her şeyin giderek “zeka” kazandığını görüyoruz. Bu noktada verinin işlenmesi, değere dönüştürülmesi ve bunun için de izlenmesi, ölçülmesi ve korunması kritik bir önem taşıyor.

Nesnelerin İnterneti

Nesnelerin İnterneti (IoT) kısaca sanal olarak her nesnenin akıllı sensörler ile donatıldığı ve hepsinin internete veri gönderdiği bir dünya olarak tanımlanabilir. Bu dünyada, internete ve birbirine bağlanabilen tüm cihazlar için sonsuz sayıda olasılık var. Diğer taraftan IoT kavramı günümüzde Internet of Everything (Her Şeyin İnterneti) olarak daha geniş bir kullanım alanını da kapsıyor. Bu fark, iletişimin artık sadece nesneler arasında kalmadığına işaret ediyor. Sürece insanların da dahil olması, günümüzde insanlar ile nesneler arası doğrudan iletişimin gerçekleşmesini mümkün kılıyor.

2020’de insan nüfusunun 8,3 milyar olması beklenirken internete bağlı nesne sayısının da 50 milyarı aşacağı ve dolayısıyla “nesne” kavramının yepyeni bir anlam kazanacağı öngörülüyor. Bu nedenle kurumsal şirketlerin her şeyden önce IoT stratejilerini oluşturmaları öncelik kazanıyor.

SAP ve inovasyon

SAP, dünyadaki sistemlerin daha iyi bir şekilde çalışması ve insanların daha iyi bir yaşam kalitesine kavuşmalarına yardımcı olma vizyonunu benimsiyor. Dolayısıyla işletmelerin yeni dijital döneme sorunsuz bir şekilde adapte olmaları için süreçlerini kolaylaştırma, hatalardan arındırma, çalışmalarını esnek, hızlı, verimli ve “akıllı” hale getirme hedefleriyle nesneler, teknoloji ve insanlar arasında güçlü ve verimli bir işbirliği sağlayan çözümler üretiyor.

SAP HANA ve SAP Cloud Platform, pek çok işletmeye dijital dönüşümlerinde güçlü bir destek sunmaya devam ederken her geçen gün gelişen ve ilerleyen dijitalleşme beraberinde yeni ve farklı kapsamda ihtiyaçları da doğuruyor. SAP, yeni gereksinimler kadar gelecekte karşılaşılması muhtemel sorunlara da yanıt sunmak üzere dijitalleşmedeki uzmanlığı, uzun yıllara dayanan tecrübesi ve öngörüleriyle yanıtlar geliştirmeyi sürdürüyor.

Bu kesintisiz gelişimin en yeni sonuçlarından biri ise SAP Leonardo: SAP’nin tüm mega trendleri ve bunların izdüşümü olan teknolojileri (IoT, Büyük Veri, Öğrenen Makineler, Veri Zekası, Blockchain vb.), şirketlerin “Dijital Dönüşüm” yolculuklarında, onlara öncülük ve rehberlik edecek şekilde, ürün ve hizmetlerle sunduğu yaklaşım. Bu yaklaşım, tıpkı dijitalleşme kavramı gibi sürekli gelişiyor ve dijital dönüşümü hazırlamak, planlamak, düşünmek, tasarlamak, denemek, test etmek için kapsamlı bir laboratuvar ortamı sunuyor.

SAP Leonardo İnovasyon Portföyü

Daha önce hiç bu kadar çok sayıda çığır açıcı ve umut veren teknolojilerle bir anda karşı karşıya kalmamıştık. Dahası, birçok işletme bu teknolojilerden faydalanmaya hazır. Ancak burada kritik bir soru beliriyor: Bu teknolojiler, işletmenin devamlılığını kesintiye uğratmadan nasıl uygulanır ve hayata geçirilir?

İşte burada SAP devreye giriyor. Kurumsal uygulamalar alanında lider olan SAP, dönüşüm teknolojilerinin entegrasyonunu sağlayan dünyanın ilk ve tek dijital inovasyon sistemini sunuyor. SAP Leonardo, bütünsel dijital inovasyon sistemi ile geleceğe yönelik teknolojileri ve becerileri SAP Cloud Platform’a tasarım odaklı düşünme (Design Thinking) hizmetlerini kullanarak sorunsuzca entegre ediyor. Bu güçlü portföy işletmelere hızlı inovasyon yapma, yeni modelleri ölçümleme ve işlerini yeniden tanımlama imkanı veriyor.

SAP’nin yaklaşık son 5 yıl içinde müşterileriyle birlikte yazdığı binlerce inovasyon senaryosunun bir sonucu olan SAP Leonardo, IoT ve bulut çözümleriyle dijital dönüşümün en büyük yardımcısı olmak ve dijital dönüşüm yolculuğunun her aşamasında işletmelere güvenilir bir rehberlik sunmak üzere geliştirildi. Dijital dönüşümü hızlandıran SAP Leonardo, kullanıcılarına bugünün dijital dünyasında başarılı olmak için ihtiyaç duydukları araçları, teknolojileri ve uzmanlığı sağlıyor. Nesnelerin İnterneti, Öğrenen Makineler, Büyük Veri, Blockchain gibi teknolojiler ve tasarım odaklı düşünme (design thinking) yaklaşımı, SAP Leonardo ailesinin temel yapı taşlarını oluşturuyor.

SAP Leonardo, üstün yazılım özelliklerinin yanı sıra, SAP’nin endüstri ve süreçlerdeki uzmanlığıyla oluşturulan güncellemeleri sayesinde, kullanıcıların yalnızca inovasyon yapmalarını değil, inovasyonu ölçeklendirmelerini ve birer dijital işletme haline gelmelerini de sağlıyor.

Dijital inovasyon sistemi olarak tanımlanan SAP Leonardo, çığır açan teknolojilerin entegrasyonunu sağlayarak bu teknolojileri bulutta sorunsuz bir şekilde işletiyor. Tasarım odaklı düşünme metodolojisi ve SAP uzmanlığını sunarak yeni beceriler ve iş modellerine hızlı adaptasyon sağlıyor, işletmelerin dijital dönüşüm yolculuklarına güçlü bir ivme kazandırıyor. Bu portföy, yeni teknolojilerin eklenmesiyle sürekli güncel kalarak en üst düzeyde yenilikler sunuyor.

SAP Leonardo, tüm endüstrilere adapte olabilecek ve inovasyona açık şekilde tasarlandı. SAP Leonardo’nun geleceğe yönelik teknolojilere yeni yetenekler kazandırması işletmelere dijital yolculuklarında büyük bir değer sağlıyor. Güçlü zeka için sorunsuz entegrasyon sağlayan SAP Leonardo, SAP uygulamalarını daha akıllı ve yetenekli kılıyor. Bununla birlikte yeni akıllı uygulamalar oluşturmak ve onları ölçmek için yeni beceriler de sunuyor. Bu esnek yaklaşım, endüstri veya işin ihtiyacına özel çözüm geliştirilmesini sağlıyor. Ayrıca, daha hızlı uygulamayı kolaylaştırmak için, perakende, tüketici ürünleri, üretim, spor ve eğlence dallarında önceden kurulmuş accelerator (hızlandırıcı) destekleri de sunuyor.

SAP Leonardo ne kazandırır?

İnovasyon: SAP Leonardo Öğrenen Makineler, Büyük Veri, Nesnelerin İnterneti ve Analitik için yepyeni fırsatlar sunuyor. Bu sayede işletmeler, gerçek bir dijital işletme olma yolunda süreçlerini yeniden tasarlayıp tanımlayabiliyor.

Entegrasyon: SAP Leonardo inovasyon ve öğrenmenin kapsamını en yüksek seviyeye taşıyor. SAP Leonardo, SAP Bulut Platformu’ndan aplikasyonlara kadar açık, esnek ve bir işletmenin tüm bölümlerine yerleştirilmeye hazır bir sistem sunuyor.

Ölçümleme: SAP Leonardo, mevcut SAP platformu ve uygulama portföyü üzerinden hızlı kurulum ve sorunsuz ölçümleme yapma imkanı sunuyor. Mevcut süreçlerin çoğaltılması ve otomatikleştirilmesi, yeni uygulamaların geliştirilmesi, mevcut SAP ve üçüncü parti uygulamalarının daha akıllı hale gelmesi ve yeni iş modellerinin güçlendirilmesini sağlıyor.

SAP Leonardo’nun yeni bileşenleri

SAP Leonardo Bridge: Operasyondan sorumlu yöneticilere gerçek zamanlı analiz ve karar alma imkanı sunan, yapılandırılabilir, rol tabanlı bir dijital komut merkezi. Bridge, bağlı nesnelerden gelen gerçek zamanlı bilgiyi iş süreçleriyle birleştirerek genişletilmiş tedarik zincirlerini “canlı” tedarik zinciri ortamlarına dönüştürüyor. Bağlı nesneler için ürünlerden insanlara kadar geniş bir iş kolu ve sektör yelpazesinde hazır, uçtan uca kurumsal çözümler bulunuyor.

SAP Leonardo Foundation: Kullanıcılara dijital ikizler, yeniden kullanılabilir uygulama servisleri ve öngörüye dayalı algoritmalar ile hızlıca IoT uygulamaları geliştirme olanağı sunan iş servislerinin yanı sıra, yüksek hacimli veriyi akış halinde analiz etme ve öngörüsel senaryolar çalıştırmayı mümkün kılan temel teknik servisleri sunuyor.

SAP Leonardo for Edge Computing: Akıllı cihazların veri merkezinin dışında olduğu yerlerde, iş süreçlerinin gerçek zamanlı performansı için bulut üzerinden bilgi işleyen, depolayan bu yazılım, bağlantı durumuna, gecikmeye ya da cihaz protokollerine bakmaksızın veriyi alarak, aynı anda akıllı uç uygulamaları sağlıyor.

SAP Global Track and Trace: Tedarik zinciri ağları arasında nesnelerin ve iş süreçlerinin takibi ve raporlanması için geliştirilmiş bulut tabanlı çözüm.

SAP Asset Manager: Varlıkların bakım, envanter ve güvenlik süreçlerini yönetmeye imkan tanıyan bulut tabanlı, mobil bir uygulama.SAP Digital Manufacturing Insights: Süreç optimizasyonunu mümkün kılan, üretim için kapsamlı bir görünürlük sağlayan, merkezileştirilmiş, bulut tabanlı bir üretim performansı yönetimi çözümü.

Çözümleri tamamlayan unsur: Danışmanlık

Şirketlerin bu inovatif teknolojileri iş süreçlerine bağlayarak en kısa sürede katma değer yaratabilmeleri için SAP inovasyon danışmanlık hizmetleri de sunuyor:
SAP Leonardo İnovasyon Hizmetleri (Ekspres Sürüm): Tüketici ürünlerinde canlı varlık izleme veya üretimdeki yedek parçaların talebi üzerine 3D baskı gibi önceden tanımlanmış iş kolu IoT hızlandırıcılarının seri bir şekilde uygulanmasını sağlıyor. Müşteriler, Ekspres Sürüm ile çözümü uygulayıp şirketin ihtiyaçlarına göre sekiz haftadan daha kısa bir sürede özelleştirebiliyor.
SAP Leonardo İnovasyon Hizmetleri (Açık İnovasyon Sürümü): Müşterilerin iş süreçlerinde yaşadıkları sorunlara, konseptten prototipe kadar dokuz hafta içinde yeni çözümler üretmelerine yardımcı oluyor. Bu sürüm, SAP Bulut Platformu’na erişimi de içeriyor.
SAP Leonardo İnovasyon Hizmetleri (Kurumsal Sürüm): Müşterilerin kendilerine özgü işleri doğrultusunda çoklu çözümler üretmesine yardımcı olmak için açık inovasyon sürümünün kapsamını genişletiyor. SAP Cloud Platform ve Digital Design Zone’a ek olarak, kurumsal sürüm yetkilendirme hizmeti de bu versiyonda yer alıyor.