Yeni nesil zorluklar, yeni nesil çözümlere ihtiyaç duyuyor. Endüstri 4.0 getirdiği teknolojilerle dijitalleşme ve otomasyon ile ilgili sorulara sürdürülebilir bir yanıt veriyor.

Elektrik, içten yanmalı motorlar, nükleer enerji ve bilgisayar teknolojileri… İkinci ve üçüncü sanayi devrimlerinde dünya bunları deneyimledi. Bugün ise fiziksel ve dijital dünyaları bir araya getiren yeni bir dönemden söz ediyoruz. Üretim süreçlerinde yaşanan “devrim niteliğindeki” dönüşümü anlatmak için Alman Bilim ve Teknoloji Akademisi bu yenilikleri Endüstri 4.0 başlığı altında topladı ve son dönemde tüm sektörler bu konuda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor. Çünkü 4. Sanayi Devrimi ya da Endüstri 4.0 günümüzde ortaya çıkan Nesnelerin İnterneti (IoT), Büyük Veri, 3D baskı ve benzeri teknolojilerin hayatlarımıza etkisinin en azından buharlı makinelerin icadı kadar güçlü olacağı iddiasını taşıyor.

Bu iddianın altını dolduran teknolojileri yakından incelediğimizde ise gelişmelerin yabana atılır türden olmadığını görüyoruz. Örneğin 3D baskı teknolojileri, yedek parçaların her an, her yerde ve sadece ihtiyaç duyulan miktarda üretilmesine imkan tanıyor. Böyle bir teknolojinin üretim süreçlerinde yaygın olarak kullanılması, pek çok geleneksel üretim ve lojistik sürecinin tedavülden kaldırılması demek oluyor. Dört yıl içinde sayısı 50 milyarı aşması beklenen internete bağlı “akıllı” cihazlar ise Endüstri 4.0’ın bir diğer kilit unsuru olarak öne çıkıyor. Nesnelerin İnterneti başlığı altında toplanan bu cihazların büyük bölümü yine fabrikalarda, üretim tesislerinde çeşitli süreçlerde kullanılıyor olacak. Sensörler ve ortama bağlı hareket eden cihazlar sayesinde ürünler, araçlar ve üretim makineleri daha hızlı karar alma ve daha iyi kontrol için dijital olarak yönetilebilecek. Tesis yöneticileri satış noktalarından gerçek zamanlı veriyi anlık olarak takip edecek, üretim süreçlerine buna göre müdahalede bulunabilecekler.

Peki bu teknolojilerin toplumsal ölçekteki etkileri neler olacak?

1. Üreticiler için pek çok mevcut zorluk hafifleyecek
Hızla değişen pazar dinamikleri, kısalan ürün yaşam döngüleri ve global tedarik zincirleri; şirketleri daha esnek ve tepkisel bir tavır sergilemek durumunda bırakıyor. İşletmeler, verileri anlamlı bilgilere dönüştürdükten sonra, Endüstri 4.0’ın sunduğu imkanlarla ürünlerini daha hızlı iyileştirerek pazarın beklentilerine cevap verebiliyor. Akıllı nesneler satış ve üretim katmanları arasında daha iyi entegrasyon kurulmasını sağlıyor. Böylelikle akıllı ve esnek üretim gerçekleştirilebiliyor.

2. İnovasyon ekonomisinin önü açılacak
Dijital tedarik zincirleri sadece verimliliği artırmakla kalmayacak, aynı zamanda yeni iş modellerinin uygulanmasını kolaylaştırdığı için inovasyon hızını da artıracak. Örneğin üreticiler, ortak pazarlarda kullanmadıkları ekipmanları paylaşarak veya ihtiyaç fazlası kapasitelerini satışa çıkararak yeni gelir kalemleri oluşturabilecekler. “Servis olarak” (as-a-service) iş modeli, üretim süreçlerinde ve mekanik parçalarda da kullanılabilir hale gelecek.

3. Tüm faaliyetlerin merkezinde müşteri olacak
Günümüzde tüketicilerin beklentisi, bireysel ürün ve servisler seviyesine çıkmış durumda. Akıllı nesneler, ürün ve makineler sayesinde üreticiler kişiye özel üretimini hiçbir ekstra maliyet olmadan gerçekleştirebilecek. Bu alanda dijitalleşme, daha hızlı tasarım süreçlerine fayda sağlayacak.

4. Yaşam kalitesi yükselecek
Makinelerin akıllı hale gelmesiyle birlikte, elle yapılan basit işlemler geçmişte kalacak. Dünün işçileri, yarının koordinatörleri olacak. Görevleri ise sorunsuz bir üretim süreci yaşanmasını sağlamak ve sadece gerek olduğu zaman makinelere müdahale etmekle sınırlanacak. Fabrikalarda sabit vardiyaların yerini, işçilerin tercihlerine öncelik veren dinamik ve kendi kendine organize olabilen kapasite planlamaları alacak. Böylelikle tüm çalışanların iş ve hayat dengesinde iyileşmeler sağlanacak.

5. Sürdürülebilir kalkınma sağlanacak
Gerek ülke ekonomilerinin gerekse işletmelerin gelir elde etme ve büyüme hedeflerinin, uzun vadeli bir perspektife oturtulması gerekiyor. Örneğin enerji, kaynak, çevreye ilişkin kısıtların sosyal ve ekonomik etkileriyle baş edecek çözümler üretilmesi şart. Endüstri 4.0 bu zorluklara da çözüm üretmeyi amaçlıyor.

SAP, Nesnelerin İnterneti ile dünyayı birbirine bağlıyor
Beş yıl içinde IoT’ye 2 milyar euro yatırım yapacağını açıklayan SAP, bu yatırımlarla işletmelere ve kamu kuruluşlarına iş süreçlerini dönüştürme imkanı tanıyacak. Şirketler bu bağlamda sensörler, akıllı cihazlar ve Büyük Veri’den fayda sağlayabilecek. SAP’nin planları arasında kendi IoT çözüm portföyündeki inovasyonu hızlandırmak; satış ve pazarlama faaliyetlerini artırmak; servis, destek ve ortak inovasyonu ölçeklemek ve 2020 yılında 250 milyar euro hacme ulaşacak IoT pazarındaki iş ortağı ve startup ekosistemini büyütmek yer alıyor.

Birbirine bağlı milyarlarca cihaz ile toplumu, ekonomiyi ve çevreyi yeniden şekillendirme potansiyelinin bulunduğunu belirten SAP CEO’su Bill McDermott, bu süreci şöyle özetliyor: “Nesnelerin İnternetinin kilidini açacak veri platformunun SAP HANA olduğunu biliyorduk. Bugün SAP bir başka büyük yatırımla müşterilerimizin canlı işlem gücünden faydalanmalarını sağlıyor. İşletmelere çekirdekten başlayıp, şebekenin en ucuna kadar inovasyon yapma gücünü sadece SAP sunabilir.”

Birbirine bağlı işler, birbirine bağlı toplum
Özel sektör ve kamu kuruluşları bugün bilgiye ve gerçek zamanlı iş akışına erişimde benzersiz imkanlara sahip. Buna karşın farklı çalışma noktaları, iş birimleri ve fonksiyonel ekipler genelinde tüm bu bilgiyi bir araya toplamak kolay olmuyor. SAP IoT’nin hedefinde, makine öğrenmesi (machine learning) teknolojisine sahip IoT çözümleri üzerinden çok sayıda nesnenin ürettiği büyük veriyi anlamlandırmak ve sonrasında SAP S/4HANA üzerindeki temel iş uygulamalarıyla entegre etmek bulunuyor.

Portföyünde bireyleri, iş ortaklarını, nesneleri ve fiziksel ortamları birbirine bağlayan çözümler bulunduran SAP IoT, işletmelere gerçek zamanlı iş zekası çözümleri sunuyor. Böylece şirketler yeni fırsatları daha hızlı tespit edebiliyor, operasyonel verimliliklerini artırıyor ve iş modellerini, ürün ve servislerini yepyeni yaklaşımlarla kurgulayarak müşteri ve paydaşlar için daha hızlı değer yaratabiliyorlar. Birbirine bağlı işlerle, birbirine bağlı bir toplumun temelini atmayı hedefleyen SAP IoT; kentsel ve kırsal alanlardaki tarım, altyapı, enerji, sağlık, savunma, üretim, tüketim ve ulaşım endüstrilerinin ihtiyaçlarına yanıt veriyor.

Yeni çözümlerle inovasyon: Endüstri 4.0 Çözüm Paketleri
SAP, müşterilerinin dijital iş stratejilerini gerçeğe dönüştürmeleri için IoT çözümlerini içeren Endüstri 4.0 paketini sunuyor. Ekipmanların verimliliğini kesintisiz biçimde denetleyerek, satış operasyonlarına fayda sağlayacak çıkarımlar sunmayı hedefleyen bu hızlı başlangıç paketinin temelinde, operasyonlar ve süreçler için sisteme her an bağlanabilecek bir tasarım yer alıyor. Bu özelliklere ek olarak üretim planlama ve yürütme, performans analitikleri ve ileri seviye tesis bakımını destekleyerek otomasyonu tamamlanmış, kağıtsız bir üretim yürütme ve kontrol ortamı oluşturmak mümkün oluyor. Bu çözüm paketleri 3D baskı servisleri için SAP Distributed Manufacturing uygulamasıyla birlikte geliyor. Endüstri 4.0 ihtiyaçlarına karşılık verecek yeni paketler tasarlamayı sürdüren SAP; gelişmiş üretim bilgileri ve kontrollerinin yanı sıra kalite ve bakım operasyonları için de makine öğrenme işlevleri ve öngörüye dayalı analizler sunmayı planlıyor. Nesnelerin İnterneti için tasarlanan bu paketlerle birlikte; akıllı şehirler, akıllı tarım ve enerji endüstrilerinin kendine özgü dijital operasyonları için çözümler de geliştiriliyor.

PLAT.ONE ve Fedem ile daha etkin inovasyon
SAP Nesnelerin İnterneti alanında kendi portföyüyle sağladığı katma değerin yanı sıra, ihtiyaca yönelik çözüm üreten yeni girişimlere yaptığı yatırımlarla da müşterilerine fayda sağlamayı hedefliyor. Bu alanda yapılan ilk satın almalardan biri de PLAT.ONE oldu. Akıllı cihazların hem birbiriyle hem de merkezi veritabanıyla iletişim kurduğu bir platform geliştiren PLAT.ONE; farklı ülkelerdeki 25 kurumsal müşterisi için toplamda 200 binin üzerinde IoT cihazını kontrol ediyor. PLAT.ONE için anahtar kelime “sadeleştirmek”. Kurumsal ölçekte IoT servisleri sağlayan bu startup, IoT çözümleri oluşturma ve yönetme süreçlerini önemli ölçüde sadeleştiriyor. PLAT.ONE IoT cihazlar için gelişmiş yaşam döngüsü, geniş cihaz bağlanabilirliği, güçlü IoT şebeke yetenekleri, uçtan uca görev bazlı güvenlik gibi SAP HANA Cloud Platform ile sunulan temel IoT özelliklerinin daha hızlı gelişip yayılmasına katkı sağlayacak.

SAP’nin yaz aylarında bünyesine dahil ettiği Norveçli Fedem Technology ise karmaşık yükler etkisindeki yapıların ve mekanik sistemlerin çok gövdeli dinamik simülasyonu ve yaşam döngüsü hesaplamaları için gelişmiş mühendislik analizleri inşa yazılımları üzerinde uzmanlaşmış bulunuyor. Fedem alımıyla birlikte SAP, fiziksel gözetime gerek kalmaksızın, dijital gözetimle operasyonel kontrol sağlayacak uçtan uca IoT çözümleri geliştirmeyi planlıyor. Faal haldeki nesnelerin durumuyla ilgili sensörlerden gelen verileri toplayan yazılım, bunu bir “dijital avatar” haline getirerek IoT sistemlerindeki durumu anlık ve sürekli olarak temsil edebilecek.

Dünyanın dört bir yanında global IoT dönüşümü için SAP IoT Laboratuvarları
Beş yıllık IoT planının bir diğer ayağını; dünyanın dört bir yanında Endüstri 4.0 ve IoT üzerinde müşteriler, iş ortakları ve startup’ların ortak çalışmalar için kurulacak laboratuvarlar oluşturuyor. Berlin, Johannesburg, Münih, Palo Alto, Sao Leopoldo ve Şanghay gibi şehirlerde kurulması planlanan SAP IoT Laboratuvarları, her bölgenin kendine özgü öne çıkan IoT ihtiyaçlarına SAP ve çözüm ortağı yetkinliğiyle yanıt verecek. Bu laboratuvarlar, Nesnelerin İnterneti alanındaki Ar-Ge çalışmaları, konsept tasarım modellemeleri ve kuluçka süreçleri için bir toplanma ve öncelikli erişim noktası olarak tasarlanıyor. SAP seçili bölgelerde yapacağı danışmanlık ve bilgi birikimi transferleriyle de inovasyona destek olmayı hedefliyor. IoT Laboratuvarları, SAP müşterilerinin diğer kurumlarla ortak inovasyon imkanı bulacağı, ihtiyaç duyulan uzmanlara ve atölyelere erişim sağlayacağı, etkileşimli demolarla IoT teknolojilerini bire bir tecrübe edebileceği yerler olacak. Şirketler bu noktalarda IoT güvenliği, makine öğrenme, drone ve robot gibi otonom sistemler ya da 3D baskı hakkında güncel teknolojilerle deneyim kazanabilecekler.