15 yıldır Türkiye’de SAP’yi başarıyla temsil eden SAP Türkiye, kurulduğu günden itibaren çözüm ve müşteri portföyünü, danışman ve iş ortağı ekosistemini, hizmet verdiği endüstrileri sürekli geliştirerek her yıl bir öncekine göre büyüme elde etti.

Bilişim, bulut, bellek-içi sistemler, mobilite, hiper-bağlantı gibi kavramların doğuşundan çok daha önce, “teknoloji” ile eşdeğer kullanılan tek bir sözcük vardı: Bilgisayar. 1951’de ABD’deki ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I, ilk elektronik bilgisayar ENIAC, transistörlü bilgisayar NEAC, “sanal bellek” kavramını yaratan Atlas, entegre devrelerin kullanıldığı ilk ticari bilgisayar Spectra derken, dünyadan yaklaşık 25-30 yıl sonra, iş yerlerimizin ve evlerimizin baş köşesine kurulmaya başladı bu cihazlar.

Cihaz diyoruz, çünkü son kullanıcılar olarak uzun süre sadece bir “makine” şeklinde algıladık bilgisayarları. “Hesap makinesinin gelişmiş versiyonu” olarak yorumladık. Mucizevi bir alet olduğuna inandık. O cihazın içindeki yapıları, sistemleri, yazılımları düşünmedik. Teknolojiyi yakından takip etmek, bir bilgisayar sahibi olmakla eşdeğerdi adeta. 1991 itibarıyla, Türkiye’de bir “bilgisayar sektörü” vardı ve büyüklüğü 286 milyon dolardı. Bu dönemde bir PC ortalama 3579 ABD dolarına satılıyordu.

Hemen arkasından internet de girdi hayatımıza. O zaman bilgisayar bir “cihaz” olmaktan çıkıp bambaşka bir anlam kazandı. Dial-up bağlantılarla, dakikalarca bekleyerek dünyaya erişmeye çalıştık. Aynı dönemde, Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre yazılım ithalatında yüzde 136,2, modem ithalatında ise yüzde 123,2 artış görüldü. 1993’e gelindiğinde PC fiyatları 1405 dolara düşmüştü. Türkiye, bilgisayarı sevmişti. Bu, bireysel olduğu kadar, kurumsal açıdan da önemli bir potansiyel anlamına geliyordu

SAP AG böyle bir ortamda, 1994’te R/3 ERP (kurumsal kaynak planlama) çözümünü Türkiye’ye tanıttı. İlk kullanıcı Unilever oldu. Aynı yıl, Türkiye ekonomik krize girdi. Yine de ilk tohumlar atılmıştı; pazar, geçici duraklamalara ya da gerilemelere rağmen büyüyecekti. SAP kullanıcılarına Eczacıbaşı, Migros gibi dev markalar eklendi.

1997 yılında Türkiye’de bilgi teknolojileri ve iletişim teknolojilerinin birleştirilmesiyle pazar daha da büyüdü. Bu yıllarda da SAP AG, Türkiye’de ürün satışına devam ediyordu. 1999 itibarıyla sektör büyüklüğü 8,7 milyar dolara ulaştı. Fakat bu büyümeyi, yeni bir kriz takip edecekti.

Krizle gelen fırsat
SAP Türkiye’nin hizmete başladığı 2001 yılında, Türkiye ciddi bir kriz sürecinden geçiyordu. Diğer yandan da herkesin değişimden, verimlilikten söz ettiği bir dönemdi. Bütün sektörler gibi bilişim sektörü de bu değişimin tam ortasındaydı. 2001 yılını 9 milyar 595 milyon dolarla kapatan bilişim pazarında küçülme oranı yüzde 35 oldu. İşte böyle bir ortamda SAP, Türkiye’ye yatırım yapma kararını verdi ve 65. ülke ofisi olarak Türkiye ofisini açtı. O yıl Türkiye’ye yurt dışı sermayesi olarak giriş yapan en büyük marka SAP oldu. SAP Türkiye, “Geleceği Birlikte Sunuyoruz” sloganıyla yola çıktı.

2001 yılı sonunda SAP Türkiye’de çalışan sayısı 18’di. Bu dinamik ve azimli ekip, “verimlilik” konusuna odaklandı. Müşterilerine çözümlerini anlattı, işlerinde nasıl verimlilik sağlayacaklarını gösterdi. Ürünü sattıktan sonra müşterisiyle bağını koparmadı, uygulamanın her aşamasında yanında oldu. Bu da güven ilişkisini geliştirdi. Sunduğu çözümler, yarattığı güven ve global yapıdan aldığı güçle SAP Türkiye kurumsal yazılım sektörünün bir numaralı markası olma yönünde hızla ilerledi. 2003 yılında marka bilinirliği açısından çok etkili bir konuma gelen SAP Türkiye 2004’te şirket içi süreçlerini SAP AG’ye daha da uyumlu hale getirdi. Böylece global bir ailenin güçlü bir üyesi olma yolunda bir adım daha attı.

SAP, sanılanın aksine, sadece kurumsal ölçekte firmaların ERP ihtiyaçlarına değil, KOBİ’lere de hitap ediyordu. KOBİ’ler için özel olarak geliştirilen SAP Business All-in-One çözümü bu dönemde Türkiye pazarına sunuldu.

Bölgesel teknoloji merkezi
SAP AG’nin geliştirdiği ürün ve çözümler tüm dünyada işletmelerin süreçlerini kolaylaştırırken, SAP Türkiye de bölgedeki en yetkin SAP merkezlerinden biri haline geliyordu. Örneğin, 2008 yılında Arap dünyası da SAP çözümleriyle SAP Türkiye aracılığıyla tanıştı. Bu dönemde Sybase’in satın alınması önemli bir adım oldu. Gerek SAP tarafından üretilen gerekse satın almalar yoluyla gelen çözümler, SAP Türkiye’nin kaliteli danışmanlık servisleri ve güçlü ekosistemiyle birleşince büyüme süreci daha da hızlandı.

2011 yılında SAP HANA bellek-içi platformun tanıtılması, sektörde bir devrim yarattı. Aynı dönemde Türkiye’de de e-devlet uygulamalarının kademeli olarak zorunlu hale getirilmesi, BT sektörü için yeni fırsatlar doğurdu. SAP danışman ekosisteminin de katkılarıyla bu alandaki yerini aldı.

Yönetimde yeni dönem, portföyde yeni çözümler
Global anlamda SAP’de yaşanan dinamizmi Türkiye’ye taşıyan bu yeni süreçte pek çok büyük kurum ve kuruluş da SAP Türkiye’nin portföyüne eklendi.

SuccessFactors ve hybris gibi global satın almalar, Türkiye’ye de neredeyse anlık olarak yansıdı ve işletmelerin sadece üretim, lojistik gibi alanlarda değil, insan kaynakları ya da seyahat gibi “arka plan” olarak kabul edilen alanlarda da dijitalleşme sürecine girmesi sağlandı.

İstanbul’da inovasyon
2013 yılının en önemli gelişmelerinden biri, global SAP Development Center ağının bir parçası olarak, 20 milyon euro yatırım değeriyle Teknopark İstanbul’da kurulan SAP Development Center oldu. Türkiye’nin en önemli Ar-Ge merkezlerinden biri olma hedefiyle yola çıkan SAP Development Center’ın odağında kamu, tüketici ürünleri, perakende ve imalat sektörleri bulunuyor. Merkez, Silikon Vadisi başarı öykülerine Türkiye’den yenilerini eklemek istiyor. Bu amaçla SAP’nin globalde başarıyla uyguladığı Startup Focus Programı Türkiye’ye getirilerek startup’lara destek verilmeye başladı. Bu hedeflerin ortak paydası ise Türkiye’deki BT/yazılım sektörünü güçlendirmek ve ülkemizi dünyada BT alanında sözü geçen lider ülkelerden biri haline getirmek.

2015’in yıldızı: SAP S/4HANA
Sadece 2015 yılının değil, tüm SAP tarihinin en önemli olaylarından biri, Şubat 2015’te duyurusu yapılan SAP S/4HANA’nın geliştirilmesi oldu. R/3’ten bu yana SAP dünyasındaki en büyük gelişme olarak tanımlanan S/4HANA, dijital dünyada işletmelerin ihtiyaç duyduğu sadeliği sunan çok değerli bir araç ve aslında üç temel üzerinde yükseliyordu:

  • Benzersiz bir sadeleşme ve inovasyon getiren SAP HANA bellek-içi platform
  • SAP Fiori UX sayesinde entegre kullanıcı deneyimi
  • Gerçek-zamanlı işlemler için Nesnelerin İnterneti ve iş ağlarına bağlantı

SAP S/4HANA kısa sürede yeni geliştirmelerle daha da güçlendirildi. Örneğin lansmandan sadece birkaç ay sonra SAP S/4HANA Cloud Edition sunuldu. Üstelik bu bulut sürümü, SAP HANA Cloud Edition ile desteklendi. Eşzamanlı olarak SAP Digital Boardroom geldi. İşletme genelindeki tüm operasyonel verilerin gerçekzamanlı öngörüleri ve analizleriyle, üst yönetimin karar alma süreçleri daha da kolaylaştırıldı. Ayrıca geleneksel yönetim kurulu toplantılarının getirdiği fiziksel zorluklar aşılarak her an ve her yerden karar alma esnekliği getirildi. Bütün bunların ardından, SAP S/4HANA’nın uygulanmasını kolaylaştıran SAP Activate geldi. Bu arada, Kasım 2015’te de ilk büyük SAP S/4HANA sürümü olan Enterprise Management sunuldu. Bu sürekli gelişim, inovasyon ve giderek artan sadelik, SAP S/4HANA kullanıcılarının sayısının 2015 sonu itibarıyla 2700’ü aşmasını sağladı.

SAP Türkiye ile birlikte büyüyen ekosistem SAP Türkiye müşterileriyle çıktığı yolculukta elbette yalnız değildi. Hep iş ortaklarıyla çalıştı. Başarısının devamı için ilk günden beri iş ortaklarının katkılarına ve eğitimine özel önem veren SAP Türkiye, iş ortaklarıyla birlikte kazanmayı ilke edindi.

Ekosistemdeki SAP iş ortaklarının kazandıkları deneyim, zamanla yurt dışına uzandı ve global bir deneyime dönüştü. Bunun en güzel göstergesi pazarın küçüldüğü dönemlerde danışmanlık pazarının büyümesiydi. SAP Türkiye yurt içi uzmanlığını yurt dışına aktaran bir köprü vazifesi üstlendi. Geçen 15 yılda danışmanlarının iş alanlarını genişletmekle kalmadı, Türkiye’de başladığı ve gerçekleştirdiği birçok projeyi de yurtdışına ihraç etti.

SAP Türkiye, ekosistemindeki tüm bileşenlerle birlikte hızlı ve güçlü büyümesini 15 yıldır sürdürüyor.