Dijital dönüşümü şekillendiren marka olarak SAP

Dünyamız bugüne dek farklı endüstriyel, ekonomik, kültürel, teknolojik devrimler yaşadı. Bu devrimlerin her biri, toplumsal yapıları olduğu kadar kurumları ve işletmeleri de dönüştürdü. Örneğin, Sanayi Devrimi’yle birlikte 1850’lerde endüstriyel ekonomiden söz etmeye başladık. Buhar ve kömür gücüyle çalışan işletmeler üretimi ve dolayısıyla tüketimi değiştirirken, toplumsal ve demografik yapı bambaşka boyutlara taşındı.

Teknolojik gelişmeler sonucunda 1970’lerde bilgi teknolojileri (BT) ekonomisi gündeme geldi. Bu dönemde üretim süreçlerinde otomasyon hakimiyeti başlarken kişisel hayatımıza bilgisayarlar ve otomatik cihazlar girdi.

1990’larda ortaya çıkan internet ekonomisinde ise bilgisayarın yaygınlaşmasının ötesinde, bilgisayarlar arasında iletişimin doğmasıyla iletişim süreçleri tamamen değişti. İşletmeler bu büyük ağın bir parçası olmak üzere harekete geçmeye başladı.

Bugün ise dijital ekonomiden söz ediyoruz. Bu yeni dönemde bireyler, cihazlar ve işletmeler arasındaki bağlantı sayısı sürekli olarak artıyor. Devasa boyutlarda veri üretiliyor ve bu verilerin yönetimi, anlamlı bilgilere dönüştürülmesi önem kazanıyor. Akıllı cihazlar ve uygulamalar profesyonel ve kişisel hayatlarımızı kolaylaştırıyor.

Bu süreci anlatırken her zaman toplumlar ve bireyler üzerindeki etkilerden söz ediyoruz çünkü tüm sanayi devrimleri ve bugün içinde yaşadığımız dijitalleşme süreci, temelde kurumlarla değil, tüketicilerle, yani bireylerle ilgili. Bu bireyler; kamu bakış açısıyla vatandaşlar, özel sektör bakış açısıyla da tüketiciler oluyor.

SAP, 44 yıldır bu devrimsel süreçlerin ve son tahlilde bireyleri etkileyen dönüşümlerin merkezinde yer alıyor. Mainframe ile başlayan yolculuğumuz bugün bulut ve bellek-içi bilişim ile devam ediyor. En önemli önceliklerimizin başında, buluta erişimi sadeleştirerek, mobil, iş analitiği, büyük veri yönetimi çözümlerimizle müşterilerimizin işlerini daha basit ve hızlı yönetmelerine yardımcı olmak geliyor. Çünkü artık bağlantı ekonomisinden (hyperconnectivity – network economy) söz ediyoruz. Bu ekonominin (ister birey ister cihaz olsun) her bir parçası diğerine bağlanarak dev bir ekosistem yaratıyor. Bu da dijital dönüşümün zeminini oluşturuyor.

120 farklı ülkede 75 bin çalışanla 295 bin müşteriye hizmet veren bir işletme olarak SAP 25 endüstride ve 11 iş kolunda dijital dönüşümü hayata geçiriyor. SAP’nin sunduğu bulut çözümleri teknolojinin çok daha kolay yönetilmesini sağlarken maliyet etkin, hızlı, uyumlu süreçler yaratıyor. Bu başarının ardında yatan nedenler nedir diye soracak olursanız, hem SAP hem de SAP Türkiye için size aynı cevabı verebiliriz:

  • Hız: Bugünkü dünyada hız en büyük rekabet avantajını sağlıyor. SAP, sade çözümleri hızlı bir şekilde hayata geçiriyor.
  • Güven: Bağlantı ekonomisi, bulut bilişim, veri analitiği gibi yeniliklerle birlikte güvenlik konusu da gündeme geliyor. Burada sadece ortamların güvenli olması değil, yola birlikte çıkılan kişi ve kurumların da güvenilir olması gündeme geliyor. SAP, dünya çapında kanıtlanmış başarısı ve güvenilir iş ortaklarıyla hizmet sunuyor.
  • Hayaller: Hayal kurmak kötü bir şey olarak düşünülür. Oysa bugünkü başarıların temelinde, geçmişte kurulmuş hayaller yatıyor. SAP, geleceği yönlendirmeye ve değiştirmeye yönelik hayalleri olan bireylerden oluşuyor.

Hız, güven ve hayaller… Bu üç unsuru bir araya getirerek ulaştığımız başarıyı sürdürmek için çalışırken, tüm ekosistemimizden ve müşterilerimizden aldığımız destekle daha da büyük bir güç kazanıyoruz. Dijital dönüşümün ana aktörlerinden biri olarak bu yolda sizlerle birlikte ilerlemekten mutluluk duyuyoruz.