Alışverişin güvenli köprüsü: Blockchain

Blockchain, bireyler ya da kurumlar arasındaki işlemlerin gerçek zamanlı, ücretsiz ve güvenli biçimde gerçekleşmesini sağlıyor. Blockchain teknolojisini sahip olduğu bulut çözümleriyle birleştiren SAP, müşterilerine geleceği yakalama şansı sunuyor.

İş demek, ticaret, yani alışveriş demektir. İş yapmak, belirli bir ürün, çözüm ya da hizmetin ortak değer ölçütü (para) karşılığında değiş tokuş edilmesinden ibarettir. Hangi sektörden bahsedersek bahsedelim, bu açıdan bakınca her iş modelinin aslında alışveriş üzerine kurulu olduğunu görürüz. Sunulan ister fiziksel bir ürün isterse hizmet olsun, taraflar arasında mutlaka değiş tokuş gerçekleşir. Mesafeler uzadıkça ve işlem sayısı arttıkça da pürüzler meydana gelmeye başlar. Hele ki muhatapların dışında üçüncü kişi ya da kurumların da işleme dahil olma zorunluluğu eklendi mi, süreç sadece uzamakla kalmaz, taraflar için ek maliyet de oluşturur. İşte bu alışverişin ortasında köprü görevi üstlenen, işlemleri hızlandıran, maliyetleri düşüren ve tüm bunları yaparken de güvenliği en üst düzeyde tutan bir teknoloji var artık: Blockchain.

Blockchain nedir?

Olabilecek en basit tabiriye, Blockchain (blok zinciri) kimin hangi ürüne ya da hizmete sahip olduğunu ve neyin gönderildiğini ispatlayan güvenilir bir kayıt defteri, diğer bir deyişle dağıtık bir defter teknolojisi olarak açıklanabilir. Veriler belli bir merkezde depolanmaz. Ağ içinde dağınık vaziyette durur. Ağdaki katılımcılar tarafından da anlık olarak doğrulanabilir. Onaylanmış veriler kronolojik bir zincir içinde saklanır ve özel bir şifreleme yazılımı ile bloklar halinde depolanır.

Başlangıçta sadece dijital para birimi Bitcoin altyapısında kullanılan Blockchain; günümüzde para transferi, kredi, fikri mülkiyet, kimlik doğrulama ve seçimlerdeki oy güvenliğine kadar birçok alanda tercih ediliyor.

Blockchain nasıl çalışır?

Ağdaki işlemler kronolojik olarak birbirleriyle bağlantılı olduklarından, herhangi bir değişiklik yapılması durumunda yeni verinin tüm işlem zinciriyle senkronize biçimde çalışması gerekir. Merkezi bir noktada depolanmak yerine ağda dağınık biçimde duran veriler, diğer kullanıcıların bilgisayarları tarafından anbean kontrol edilir. Böylece katılımcılar arasında değişmez bir kayıt sistemi, şeffaflık ve güven ortamı oluşur.

Blockchain, bankalar gibi aracı kurumlara olan ihtiyacı ortadan kaldırarak doğrudan işlem yapma fırsatı verir. Ödemeler daha hızlı ve şeffaf biçimde gerçekleşir. Muhataplar birbirleriyle doğrudan iletişim kurdukları için masraflar da minimuma iner.

Dağıtık defter teknolojisi ne demek?

Dağıtık defter; parçalara ayrılmış verinin (dosya, bilgi, işlem kaydı) farklı ülkelerde ve merkezlerde saklanması anlamına gelir. Dağıtılmış vaziyette saklanmakta olan verinin hiçbir otorite ya da yönetim tarafından kontrol edilmiyor olması da büyük avantaj sağlar.

Sunulan teknoloji, ağdaki her kullanıcının kendi verisinin bir kopyasına sahip olmasına izin verir. Kopyada bir değişiklik yapılması durumunda ağ üzerindeki diğer kopyalarda da aynı işlem tekrarlanır. Yapılan değişiklik ağdaki diğer bilgisayarlar tarafından yeterli çoğunlukta onaylanırsa işlem gerçekleşir. Kayıt, belli bir merkezde durmadığı için de güvenlik ihlali ihtimali en aza iner.

Akıllı sözleşme nedir?

Blockchain sistemi, doğası gereği dijitaldir ve haliyle programlanabilir. Böylece katılımcılar, önceden belirlenmiş koşullar yerine geldiği zaman çeşitli eylemlerin, etkinliklerin ve ödemelerin otomatik olarak gerçekleşmesini sağlayacak kurallar oluşturabilirler. Bu sayede “akıllı sözleşmeler” ismi verilen, kendi kendine işleyen bir sistem kurulabilir.

Akıllı sözleşmeler aynı zamanda yapılan ödemeleri, varlık transferlerini, tedarik zinciri iş akışlarını tetiklemek için GPS, RFID veya IoT cihazlarından gelen bilgileri de kullanma potansiyeline sahiptir.

Blockchain’de gizlilik nasıl sağlanıyor?

Günümüzde kullanılmakta olan dört çeşit Blockchain gizlilik sistemi bulunuyor: Public, Consortium, Semi-private ve Private. İşletmelerin büyük çoğunluğu tarafından konsorsiyum (consortium) ve yarı-özel (semi-private) olarak nitelendirilen Blockchain gizlilik çözümleri tercih ediliyor. Bu sayede yalnızca güvenilir aktörler veriler üzerinde söz sahibi oluyorlar ve işletmeler de mahremiyetlerini koruyorlar.

Public Blockchain (Açık/Kamusal Blockchain)Yapılan işlemler ağdaki tüm kullanıcılar tarafından gözlemlenebilir ama kullanıcılar isterlerse anonim profil kullanabilirler. Bitcoin ve Ethereum ağları bu kategoriye örnek olarak gösterilebilir.

Consortium Blockchain (Konsorsiyum Blockchain)İşlemler sadece önceden seçilmiş bir grup tarafından gözlemlenebilir. Belli bir muhasebe ekibi ya da mali kurum tarafından finansal işlemlerin takip edilmesi için kullanılabilir. Bu gizlilik türünde yetkililer dilerlerse işlemleri kamuya açık hale de getirebilirler ya da belli başlı katılımcılarla sınırlandırabilirler. Hyperledger bu türe güzel bir örnektir.

Semi-private Blockchain (Yarı-özel Blockchain)Önceden belirlenmiş kriterleri karşılayan her kullanıcıya erişim izni veren tek bir şirket tarafından yürütülür. Erişim için hiçbir ayrımcı engel yoktur ve bazı durumlarda bu Blockchain tamamen açık da olabilir. Yarı-özel Blockchain, kamusal uygulamalar için olduğu kadar firmalar arasındaki transferler (B2B) için de uygundur.

Private Blockchain (Özel Blockchain)Tamamen özel olan bu gizlilik modelinde Blockchain sadece tek bir kuruluş tarafından kontrol edilir. Ağın sahibi, verileri kimin okuyabileceğini, kimin işlem yapabileceğini ve veri işleme sürecine kimlerin katılabileceğini belirler. Bu gizlilik modeli, Blockchain’in en önemli özelliği olan merkezi yönetime ihtiyaç duymama unsuruna tezat oluşturur. Bu model daha çok test ortamı olarak kullanmaya uygundur.

Gelecek, Blockchain için ne getirecek?

Bitcoin sadece başlangıçtı. Blockchain altyapısının sahip olduğu “yapı bozucu dönüşüm” potansiyelinin henüz çok küçük bir kısmını gördük. İdari aracıyı ortadan kaldıran bu teknolojinin, finanstan sigortacılığa, sağlıktan eğitime kadar pek çok sektörde iş yapış biçimlerini yeniden tanımlaması hiç de gerçeklikten uzak bir senaryo değil. Bu süreçte geleneksel yapıdaki kuruluşların da kendilerini “Blockchain çağına” adapte etmeleri, Blockchain teknolojisini kendi çalışmalarında faydaya dönüştürmenin yollarını bulmaları gerekiyor.

SAP Blockchain’i buluta taşıdı

SAP HANA ve SAP Vora çözümleriyle şirketlere Büyük Veri’yi yöneterek işlerini büyütme imkanı sunan SAP, dijital dönüşüm yolunda önemli bir rol üstleniyor. Teknolojilerini bulut merkezli hale getirerek müşterilerine gerçek zamanlı çözüm sunmaya başlayan SAP, öğrenen makineler hizmet ve uygulamalarıyla da akıllı işletme vizyonunu birkaç adım öteye taşıdı. SAP şimdi de SAP Leonardo portföyüyle Blockchain teknolojisini buluta taşıyarak müşterilerinin yeni nesil teknolojileri bünyelerine kolayca entegre edebilmelerine imkan tanıyor.

SAP’nin bulut Blockchain hizmeti ne sağlıyor?

• Müşteriler ve yazılım geliştiriciler, kendi sektörleri ve iş kollarında kullandıkları uygulamalarını Blockchain teknolojisiyle hızlıca entegre edebiliyorlar.
• Dağıtık defter teknolojisine sahip SAP çözümleri, özellikle çok-taraflı süreçlerde muhataplar arasında iyi niyet ortamı oluşması için işlemlerde şeffaflık sağlayan Blockchain entegrasyonu sunuyor.
• SAP ayrıca Nesnelerin İnterneti teknolojisi ile Blockchain’i aynı potada eriterek yeni nesil teknolojilerle iyi bir uyum oluşturuyor.